Refah Ekonomisi Nedir?
Refah
ekonomisi, kaynakların adil bir şekilde tahsis edilmesine odaklanan, ilgili
herkes için en yüksek düzeyde refah veya refahı sağlama aracı olan bir çalışma
disiplinidir. Bu türden ekonomik faaliyet kavramı, bu kaynakların en iyi
şekilde dağıtılmasını yöneterek, bir toplumun, ulusun ya da ulus grubunun
sosyal refahının genel durumunu iyileştirmenin mümkün olduğunu ortaya
koymaktadır. Sosyal adalete bu yaklaşım, her bireyin, faizsiz kredi veren bankalar toplumdaki
diğer kişilerin çıkardığı standartlara benzer, iyi bir yaşam standardına sahip
olmasını garantilemek için tüketici fazlasının kullanılmasını gerektirmektedir.
Refah ekonomisini analiz etmek için kullanılan araçlardan
biri de Lorenz eğrisi. Eğri normalde bir grafik biçiminde sunulur ve daha
zengin sınıfların sahip olduğu gelir yüzdesiyle karşılaştırıldığında, bir
topluluğun daha yoksul sınıfının sahip olduğu gelir yüzdesi gibi faktörleri
hesaba katar. Grafikler çizildiğinde, veriler topluluğun içinde servetin
dağılımında bulunan eşitsizlik miktarını gösterir. Bu basit ve açık hesaplama,
eşitsizliğin derecesini hızlı bir şekilde belirlemeyi mümkün kılarak, bu
zenginliğin nasıl yeniden dağıtılacağına ve mevcut eşitsizlik düzeyinin nasıl
azaltılacağına ilişkin diyaloğun yolunu açıyor.
Bu analizin amacı ekonomide pareto verimliliğini neyin
oluşturduğunu belirlemektir. Diğer bir deyişle, refah ekonomisi, bireyin veya
grubun koşullarının, toplum içindeki herhangi bir kimsenin koşullarında
iyileşme ile daha da kötüleştirildiği bir dengeyi sağlama amacını güdüyor.
Pareto verimliliğine ulaşmak için, kullanılan yöntemler, yaşam standardının ya
tüm topluluk için aynı ya da gelişmiş kalmasını sağlamalıdır. Toplumda hiç
kimse, gelir ya da refahın yeniden dağılımının bir sonucu olarak yaşam
standardında bir düşüş yaşar.
Çoğu
ekonomik stratejide olduğu gibi, refah ekonomisinin de savunucuları ve onun
müteahhitleri vardır. Genel kavramı destekleyenler, yoksulluğun ortadan
kaldırılması ve toplumdaki herkesin toplumun ekonomik gelişimine katılma
şansının sağlanması için mevcut kaynakların daha verimli kullanılmasına işaret
etmektedir. Bu destek, istihdam olanakları biçiminde olduğu gibi, toplum
içindeki endüstriler tarafından üretilen mallar ve hizmetler için aktif
tüketici olarak işlev görecektir. Detraktörler, refah ekonomisini, sosyal
refahın aşırı bir ifadesi olarak görüyorlar; zira zenginler, kredisiz borç parakapitalizmin ve girişimci
ruhun kavramlarını etkin bir şekilde baltalayan fakirlerin bakımından
sorumlular. Buradaki fikir şudur ki, sahipler için büyük bir gelir yaratan yeni
iş girişimleri yaratma teşviki olmaksızın, ekonomi statükoya yerleştikçe
ekonomi duracak ve mevcut malları ve hizmetleri geliştirmek için hiçbir çaba
sarf etmeyecek ya da icat etmeyecek. yeni mal ve hizmetler.
Yorumlar
Yorum Gönder