Örgütsel Tasarım Kuramı Nedir?



Örgütsel tasarım teorisi, bir şirketin normal faaliyetleri tamamlamak için kendini nasıl yapılandırdığını özetleyen bir çerçevedir. Her biri belirli avantajlar ve dezavantajlar sunan birçok organizasyonel tasarım türü mevcuttur. Bazı durumlarda, faizsiz kredi veren bankalar örgütsel tasarım teorisine karar verdiği bir şirkette belirli bir toplantı yoktur. Bu şartlar altında, organizasyon faaliyetler hakkında genel bir yönlendirme olmaksızın basitçe bir verimlilik veya verimsizlik modeline dönüşür. Bu konuda belirli bir organizasyon yapısına veya bilgisine sahip olmayan şirketler, bu idari görevi tamamlamak için dışarıdan yardım isteyebilirler.

Bir şirketin pazarda ya da faaliyet gösterdiği iş sektöründe ürettiği ve sattığı mal türü, örgütsel tasarım teorisini belirleyebilir. Yine, buradaki yapı şirkete özgü değil; Daha önce başarılı bir iş modelinin ardından kuruluşunu çoğaltır. Bu teorinin bir dezavantajı, bir şirkette çalışan bireylerin, sektörde yaygın olan örgütsel tasarım türüne uygun olmayabilmesidir. Bu gerçekleştiğinde, şirket ve çalışanları, davranışları değiştirmeli veya bu özel yapıya uyum sağlamalıdır. Bir şirketin yapısını oluşturulduktan ve kurulduktan sonra değiştirmek veya değiştirmek zor olabilir.

Örgütsel tasarımda iki kapsayıcı teori uzun ve düz yapılardır. Bu iki isim, bir şirket içindeki yönetim katmanlarının miktarını basitçe tanımlar, uzun yapılar düz yapılardan daha fazla katmana sahiptir. Bu yapıların hiçbiri prensipte kötü olmasa da, her biri operasyonlar için ayrı dezavantajlar sunmaktadır. Örneğin, örgütsel tasarım teorisi, tüm çalışan faaliyetlerini kontrol etmek için artırılmış yönetim gerektiğinde uzun bir yapının iyi çalıştığını belirtmektedir. Bir şirket faaliyetlerinde daha fazla özgürlük ve yaratıcılık isterse, daha az yönetim katmanına sahip düz bir yapı, yürütme düzgün bir şekilde çalıştığı sürece en iyi seçenek olabilir.

Örgütsel tasarım teorisindeki diğer önemli unsurlar, kontrolün kapsamını, her bireye verilen yetkiyi ve her bir pozisyona verilen sorumluluğu içerir. Kontrolün kapsamı, tek bir yönetici veya denetçinin kaç kişi kontrolünü kaybetmeden etkili bir şekilde yönlendirebileceğini belirler. Her bir şahsa veya pozisyona verilen yetki de önemlidir, çünkü yanlış seviyede verilen çok fazla yetki bir şirketin faaliyetlerini kısıtlayabilir. Hesap verebilirlik, kredisiz borç parabir şirketin tüm yönetim pozisyonlarında yer aldığı kontrolleri temsil eder ve dengeler. Tüm bu unsurları etkili bir şekilde kullanmamak, kötü iş operasyonlarına ve bir kurumda odaklanma olmamasına neden olabilir.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kötü İş arkadaşımla nasıl baş edebilirim?

Kriz Yönetimi Nedir?

Hizmet İnovasyonu Nedir?